Nimete Saygı Bereketi Getirir - Nefis Terbiyesi - Hikaye, Hikayeler, Makaleler, Aşk Hikayeleri, Yaşanmış Hikayeler, Sevgi Hikayeleri, Efsane Hikayeleri, Duygusal Hikayeler, Dostluk Hikayeleri, Dini Hikayeler, İslami Hikayeler, Komik Hikayeler, Gerçek Hikayeler.- .::Hikaye, Masal ve Öykü Arşivi::.


Online
Ziyaretçi
7
 

Sitede Ara Webde Ara
Tüm Arananlar
 
 
 
Nefis Terbiyesi


---------------------------------------------------------------------------
Nimete Saygı Bereketi Getirir
Nimete Saygı Bereketi Getirir
*Beş yaşında idim. **
 Babaannem rahmetli,pirinç ayıklıyordu. Bir tane yere
 düştü. Babaannem eğildi, aramaya
 başladı. Sağa bakıyor, sola bakıyor, bulmaya
 çalışıyor. Çocukluk iste,aman babaanne dedim. Bir
 pirinç tanesi için bu kadar caba harcamaya, yorulmaya
 değer mi? Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı,
 öfkeyle doğruldu.  Sen oturduğun yerden ahkâm
 kesiyorsun, dedi. Hiç pirinç üretilirken gördün .
 mü?
 İnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar. Bir pirinç
 tanesinde  kaç insanin göz nuru, alın teri, emeği,
 çilesi var biliyor musun?
 Utancımdan kıpkırmızı olmuştum.
 
*Aradan yıllar geçti. Hukuk Fakültesinde öğrenciyim.
 Alainin proposlarini okuyorum. Birden irkildim.
 Babaannemi hatırladım. Alain, bir  insan yerde bir
 iğne görüp de eğilip almazsa, bütün uygarlığa karşı
 ihanet etmiş olur diyordu. İlave ediyordu. Bir
 iğnenin
 üretiminde binlerce insanin alın teri, göz nuru, el
 emeği vardır diyordu.
 
*On dokuz yıl evveldi.**
 Stockholme gitmiştim. Bir otele indim. Geceydi.
 Sabahleyin, traş olmak için lavaboya
 gittiğimde, aynanın yanında ilginç bir not gördüm.
 Lütfen diyordu, traştan sonra jiletinizi çöpe
 atmayın.
  Yanda bir kutu var, oraya bırakın. Bir tek jiletle
 dahi olsa, İsveç çelik sanayisine yardımcı
 olun. Doğrusu hayretler içinde kaldım. Çocukluğumdan
 beri çelik eşya
 denince akla İsveç çeliği gelir. Birçok eşya
 üzerinde
 İsveç çeliğinden yapılmıştır diye yazardı. İste o
 ülke, kullanılmış bir tek ufacık jiletin bile çöpe
 gitmesini istemiyor, ona sahip çıkıyor, gelen
 turistlere rica yollu uyarıda bulunuyordu. *
 
*İsviçrede zaman zaman, belli periyotlarda,
 radyolar,
 televizyonlar, bir haberi duyurur.
 Şu tarihte, su saatte, adamlarımız . gelecek. Siz
 lütfen
 hazırlığınızı yapın.**
 Okumadığınız, ilgilenmediğiniz, kullanmadığınız ne
 kadar kitap,dergi, gazete varsa, kâğıt, ambalaj,kutu
 varsa, velev ki, bir ilaç prospektüsü dahi olsa,
 kapının önüne koyun.
 İsviçre in kalkınmasına yardımcı olun. Fazla ağaç
 ziyanına engel olun. *
 
*Japonlar son derece sade, basit, yalın mütevazı
 yasayan insanlardır. Evlerini mobilya ile eşya ile
 dolduranlar Japonlara göre ruhen tekâmül edememiş ,
 hayatın manasını anlayamamış, zavallı kimselerdir.
 Böyleleri ile, zavallı, evini mezat salonuna
 çevirmiş
 diye eğlenirler.
 Bir insanin gösteriş için eşyanın esiri olması ne
 kadar acıdır. Vaktiyle Japon ekonomisi bir
 darboğazdan geçiyor.  İç borçlar, dış borçlar
 gırtlağı
 aşıyor. Zamanın başbakanı meclisi
 toplar. Kürsüye çıkar. Durumu olanca açıklığı ve
 tehlikeleri ile anlatır ve su andan itibaren der,
 Tanrı şahidim olsun ki, Japonların iç ve dış
 borçları
 son kuruşuna kadar ödenmeden, pirinçten başka bir
 şey
 yemeyeceğim. Su üstümdeki elbiseden başka elbise
 giymeyeceğim. Dediklerini yapar, en üstten en alta
 bir
 israftan kaçınma kampanyası açılır. Japonya bütün
 borçlarını öder. Bu durumun toplumun bütün
 kesimlerini, tek istisna olmadan kapsadığını
 söylemeye
 gerek  yok. Geçenlerde Japon imparatorunun sarayını
 gördüm. Yarabbim, ne kadar sade, ne kadar mütevazı,
 ne
 kadar gösterişten uzak...
 
*Gerekmediği halde elektriği yakmakla,   Suyu
 kapamadan bos yere akıtmakta, Gece çamurlu
 ayakkabılarımızı temizlemeden yatmakla, Yemek
 yediğimiz kapları yıkamadan bırakmakla   biz de
zalimler sınıfına geçmiyor muyuz?
 
*Hayat çok ince, akil almaz incelikte ipliklerle
 örülmüştür. Her şey o kadar birbirine bağlıdır ki,
 İlkokul okuma kitabımızdaki bir sözü hiç unutmadım.
 
Bir mıh bir nalı kurtarır. Bir nal bir atı,bir at
 bir
 komutanı, bir komutan bir orduyu,
 
bir ordu bir ülkeyi kurtarır diyordu..
 
Maddi durumumuz ne olursa olsun, ister zengin
 olalım,
 ister fakir, hepimiz çok dikkatli olmak
 zorundayız. Bunda parayı da, maddiyatı da aşan 
büyük
 bir edep ve incelik vardır.

04.12.2007 - 6253 Okuma - 2 Yorum
« Önceki Sonraki »
Bu Hikaye Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?
 

İsminiz
E-Mail
Yorum
Guvenlik Kodu: 230d7 lütfen güvenlik kodunu girin.
 
.

Nefis Terbiyesi
Fark Edilmez
Nimete Saygı Bereketi Get
Gaddar
Cahil Cesur Olur
Değerli Misiniz ?
Tüm Nefis Terbiyesi
 
 
Copyright © 2007 SiirveHikaye.com Her Hakkı Saklıdır. SiirveHikaye | Hikaye Arşivi | Bize Ulaşın
0.0251 saniyede üretildi. //V3.1

Dostlarımız: Buraya sığmayacak kadar çoktur, fakat hepsi gönlümüzdedir. 
Link Değişimleri Başka Bir Sayfada Gösterilmektedir. Sayfaya gitmek için TIKLAYIN